Google+ Followers

29 Haziran 2014 Pazar

Ağladığım kadar

Masumiyettendir bizde, gelenektir. Gönül verenle gönül eğlenmez. Adettendir gözyaşınız, sevmedi demezler arkamızdan, gönül ayırt etmez. Büyüklük bizde kalır, öyle gördük büyüklerimizden. Aklı çocuk olanın eline çiçekler verilmez, çocuk anlamaz der büyükler. Biz öyle dinledik ki büyüklerden, başımızdan bir büyüğü hiç eksik etmedik. Kadeh kadeh yazdık kanımıza kelamını.

Sen görmemişsin bunları anladığım kadarıyla. Belki de mizacın farklıydı, adetime saygı duyup, büyüklüğü bana bahşetmiştin. Bunu anlayacak kadar tanıyamadık birbirimizi tabi. Çünkü evlat acısı farklıydı ve ben bilirdim her kaleme alışımda kaybettiğimi eskiyi. Benden önceki hayatını evlat edindik, ben acılarınla büyüdüm, hiç farketmedin.

Şimdi o kadar hissiz yazıyorum bunları ki, biraz önce yaktığım sigarayı özlemiyor, demin kapattığım filmde saçma sapan bir duygusal sahnede gözlerimin dolduğunu es geçiyorum. Yine bir müzik çalıyor. Yine 4 5 sene öncenin bilinmeyenlerinden...

Çünkü güneşim, seni tanıdıktan sonra ben, senden öncesini arar gibi görüyorum aynalarda kendimi. Çok değiştim bilemezsin, korku filmleri izliyorum artık. Büyük bir gelişme. Serseri derdin ya bana, ama ben korku filmi bile izleyemezdim. Film izlemem derdim, çünkü seni çağrıştırabilecek her sahnede gözyaşı dökebilirdim.

Eskileri yad etmek hiç içimi acıtmıyor artık, ama her yazımda senden bahsediyorum. İnsanlar sormasın diye, kendimi anlatmak yerine seni anlatıyorum. Çünkü şuan içinde bulunduğum durumu bir tek seninle bağdaştırabiliyorum. Umarım anlıyorsundur, yoksa anlatamadığım her hissim için ben, kalemimi ağlatıyorum kağıdın karşısında.

Evet, çok değişik şekillerde anıldım ben. Tuna dendi, kanki dendi, kankeyta bile dendi, kardeşim, aşkım, birtanem, playboyum, dylanım, sevgilim, canımın içi vs vs. Bunlar iyi olanlarıydı ve biri eksikti. Artık ona ulaşmak için vazgeçmiştim eski güzel lakaplarımdan. Bir gün çağrılmak istediğim tek isim "Baba" ydı. Ve ben olduğum gibi bi evlat yetiştirmek isteyecektim. Ve anladığım kadarıyla bunlar sensiz bir hayatta gerçekleşecekti.

Evet, çok değişik şekillerde anıldım ben. Tuna dendi, arkadaş kalalım dendi, seni kaybetmek istemiyorum dendi, o kız ne halde biliyor musun bile dendi. Şerefsiz,piç,  adi, pislik, orospu çocuğu vs vs.

Gördüğün gibi bunlar eskide bıraktığım isimler. Ve hepsinin hatırası seninle yüzleşiyor. İçimde sen yoksun, ama benim kadar anlamadın. Anladığım kadarıyla söylüyorum, sen dünyalar kadar değil, ağladığım kadardın...

2 yorum:

  1. sana bunlari yazdiranin belki de bu yaziyi hic okumayacak olmasi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ümit fakirin ekmeği. yapacak bir şey yok ^^

      Sil