Google+ Followers

28 Eylül 2014 Pazar

Mesafelerin adı

Miladım var hayatımda. Ölümden öncesi, ve sonrası. Reenkarnasyondayım. Araftayım. Uzaklardayım. Hep birilerinden, bir yerlerden, bir şeylerden, ve bazı hislerden uzaklarda. Ne kadar koştuysam da, birine koşarken birinden uzaklaştım farkında olmadan. Mesafeler dünyam oldu, ben semazen. Döndüm ve ne kadar uzak olduklarına baktım sadece.

Hani gurbettesindir. El memleketinde. Bi tabela görür ümitlenirsin. Bir kelime sana binlerce şey hatırlatır. O binlerce kelime, sana ayrı ayrı birer his bırakır. O kelimeyi gördüğünde aklında isimler belirir. Yüzlerce kilometreyi bir kelimeye sığdırır, sineye çeker, koyarsın cebine. Bir anahtar, bir cüzdan değildir. Üstünü her değiştirdiğinde o gömlek cebinde o ismi bulursun.

Elin gider ya göğsüne. Hani yazarsın ya adını parmaklarınla bir yerlere. Parmak uçlarında kalmıştır tadı. Elin değdiğinde kalbine yine, o ismi bulursun avcunun içinde. Yumruğunu sıkar, belki bir duvara vurur atarsın geride bıraktıklarını. Ya da başkasının elini tutar, avcuna bırakırsın o ismi başkasının.

Yapamadım ben hiç bir zaman, senin ismini başkasının avcuna koyamadım. Senin elini tutan elim hep cebimdedir. Fotoğraf çekilirken de, selamlaşırken de. Başkasına her değdiğinde sol elim, bir yumruk attım duvara. Acısın istedim. İhanetim kanasın aksın istedim. Senden uzaklaştığım her adımda soğudu ellerim, her adımda biraz daha üşüdü bendeki güzelliğin.

Uzaklara koydum adını, her gün gittim, geldim. Baktım orada mısın diye. Yalnız mısındır orada, ağlar mısın diye her gün gittim. Ve hiç bir zaman yoktun orada. Elini bıraktığım ilk gün, gitmiştin başkasına. Şimdi ben sana küfür mü edeyim, Allah'a tövbe mi. Hiç bir zaman veremeyeceğim bir karar olarak yazdım seni kağıtlara.

İmzam oldun, mahlasım oldun kağıtlara. Senin adını gören herkes benim yazdığımı anladı bunları. Adım silindi uzaklığında. Mesafeler mazereti, yorgunluğumsa ümidi oldu yalnızlığın. Harmanım varlığına. Uzak kal. Mesafeler sen ol, ve uzak dur. Gelişin hayra çıkmadı, gittiğinde bıraktığın boşluğa laleler, papatyalar, güller diktim ben. Hayatım, hayatım o kadar değersiz gelmiyor. Beni bıraktığın günlerdeki gibi. Artık sana yakın olmaktansa, uçurumlardan yuvarlansın sırtımdaki günahlarım. Bulutların kapattığı zaman güneşim, yağmurun sağanağında gökyüzü sevgimsin, görünmezsin. Mesafeler senin adın, ve bundan sonra ölüm olsan, gözü kapalı gidilmezsin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder